Kaunos antik kentinin geçmişinin Milattan Önce 3 bin yıllarına dayandığı tahmin ediliyor. Kendi adına altın para bastıracak kadar zengin olan Kaunos, daha sonra Ionyalıların, 12 Liman Birliği'nin, Büyük Iskender'in, Perslerin, Romalıların, Bizanslıların, Rodos Şövalyelerinin, Selçukluların, Menteşe Beyliği'nin ve Osmanlıların egemenliğine girmiş.
Pek çok yazılı eserde adı geçen Kaunos'un yeri kesin olarak 1842 yılında İngiliz Arkeolog Hoskyn tarafından belirlenmiş. Likya ve Karya sınır bölgelerinde Kaunos'u arayan Hoskyn, Dalyan'daki harabelerde bir halk meclisi tableti bulmuş. Bu tabletten oranın Kaunos olduğunu öğrenmiş. Böylece Kaunos da dünya literatüründe yerini almış. Arkeloji dünyasında dikkatleri Kaunos'a yönelten bir çalışma da İsviçreli arkeolog Pavo Roos'un l950'li yılların sonunda yaptığı araştırma olmuş. Roos, araştırmalarının sonucunu doktora tezi olarak hazırlamış.
Kaunos'la ilgili ilk tarihi bilgilere ise Yunanlı ünlü tarihçi Heredot'un, Amasyalı coğrafyacı Strabon ve Latin şairi Ovidus'un eserlerinde rastlanıyor.
Çeşitli ansiklopedilerin Kaunos ve Byblis maddelerinde de Kaunos'tan çıkan eserler ve burada yapılan savaşlarla ilgili bilgiler bulabilirsiniz. 1966'dan bu yana Kaunos'ta sürdürülen kazılar, 2003 yaz sezonu sonunda durduruldu. Şimdi çıkartılan eserlerle Kaunos yeniden inşaa edilerek eski günlerindeki görünümünü kazanmasına çalışılacak.